top of page

ÇIPLAKLIK VE SANAT

1960 kitle iletişim araçlarıyla birlikte küreselleşen dünya, pop-artla birlikte metalaşan kadın, boyut değiştiren çıplaklık...


Antik çağlardan Rönesansa, çıplaklık tüm ayrıntılarıyla yansıtılmıştır, fakat bu anlayış günümüz p*rnografisi değil tam anlamıyla tanrısal bir yaklaşımdır. Çıplaklık kavramı antik dönemlerde felsefe ve din ile bütünleşmiştir. Bu dönemde toprak ve tarım gibi bereketi, bolluğu temsil etmiştir. Tanrısal çıplaklık şeklinde de nitelendirilebilen dönem tanrılarını en doğal halleriyle resmetmek istenmiştir. Toprağın üreten yapısı ile kadına fizyolojik olarak bahşedilen dünyaya getirme gücü ana tanrıça figürü ile heykelleştirilmiştir.



Zaman içinde üretim anlayışının dolayısıyla toplumsal yapının değişmesiyle çıplaklığa bakış açısı değişmiş bu da sanata yansımıştır. Anlam değişikliğine uğrayan çıplaklık kavramı düşünsel yaklaşımdan çıkarak küreselleşen dünyada bir pazar haline gelmiştir. Eserlerdeki figürler estetikten ve ilahi bakıştan sıyrılarak metalar haline gelmiştir. Zamanla kadın ve erkeğin statüsel yeri birbirinden ayrılmış yaratıcı konumunda olan kadın yaratılan ve erkeğe boyun eğen haline dönüşmüştür. Resmedilen kadın bedeni mitolojik anlamından çıkıp erkeğe sunulan nesne haline gelmiştir. Seyirlik nesne olarak sunulan beden toplumların ahlak anlayışına ters düşmekle beraber bir o kadar da ilgi görmektedir.

53 views0 comments

Recent Posts

See All

Commentaires


Post: Blog2 Post
bottom of page