top of page

Macaristan'da Gotik İzleri

Updated: Feb 3, 2022

Gotik ve Neo Gotik

Göğe yükselen yapılar, sivri kemerler ve etkileyici vitraylarla uzun dönemler avrupayı etkisi altına alan gotik. 12. yüzyılda başlayan ve 16 yüzyıla kadar etkisiyle avrupa ve kuzeyini etkisi altına alan gotik stil. Dönem dönem ortaya çıkan diğer sanat akımları gibi sanatla birikte politik, dini gibi konularda çıkar amaçlı ortaya çıkan gotik.

Budapest Parliament Building

Haçlı seferlerindeki başarısızlıklar avrupa ekonomisinde, sosyal ve kültürel alanlarda bozulmalara sebep olmuş bu seferler sonrası kiliseye duyulan güvenin azalması din büyüklerini panik altına sokmuştur. Kilisedeki bu şiddetli sarsılmaya engel olmak yıkımı önlemek için din adamları kilise, katedral gibi mimari yapılarda tarz olarak değişikliğe gidilmesi kararına varmış ve bunun sonucunda gotik mimari etkisi başlamıştır. Bu dini yapıları gösterişli hale getirmek amacıyla duvarlar daraltılmış pencereler büyütülmüştür. Kullanılan vitraylarla içeri yansıyan doğal ışık, yapılar içerisinde ruhani bir hava yaratmıştır. Yapıların yüksekliği arttırılmış bununla birlikte kuleler, kemerler sivriltilmiştir. Kiliseler ve katedraller tanırıyı yüceltmek amacının yanında dönemin zengin tüccarlarının ve piskoposlarının gücünü göstermek amacı yer alır. Bu yüzden bu yapılar çok yüksek ve gösterişlidir, şehrin her yerinden görülüp dikkat çekebilecek şekilde tasarlanır. İşte gotik tam da burda devreye girer, Avrupa’nın her anlamda çökmediğini kilisenin otoritesini koruduğunu halka kanıtlamak...


16. yüzyıldan sonra etkisi azalan gotik tarzı 19. Yüzyılda tekrar canlanmış bu durum ortaya uyanış yeniden dirilme anlamında neo gotik sanat olarak ortaya çıkmıştır. Napolyon savaşlarının etkilerinin görüldüğü bu dönemde yapılaşmanın azalması tarzın tekrar eskiye dönmesini sağlamış fakat uzun sürememiştir. 19. yüzyılın sonlarına doğru yerini standart üsluba bırakmıştır. Fransa’da ortaya çıktıktan sonra hızla yayılan bu stilin etkilerine Macaristan’da sıklıkla rastalamak mümkündür. Budapeşte başta olmak üzere Macaristan’ın çevresine yayılan tarzı kilise, kale gibi yapılarda görmek mümkündür.



Bu tarzın en dikkat çeken örneklerinden birisi Budapeşte Parlemento Binası’dır. Neo gotik stilin izlerini sivri detaylar, cam mozaikler, işlemeler ve tavandaki fresklerle orataya koyan bu yapı Macar asıllı ünlü mimar Imre Steindl tarafından yapılmıştır.


Budapest Parliament Building


Simetrik olması en belirgin özelliklerinden bir olan bu yapı Budapeşte’nin Tuna nehri kıyısına bakan ön yüzü ve girişlerin sağlandığı arka yüzü görkemiyle dikkatleri üzerine toplamaktadır. Şimdilerde birçok turistin ziyaret ettiği yapı aynı zamanda Avrupa’nın en büyük ve önemli meclisi olması özelliğiyle de bilinir.




imre steindl église paroissiale sainte-élisabeth de la maison árpád



ELİFNAZ ÇELİK










58 views0 comments

Recent Posts

See All

Comentários


Post: Blog2 Post
bottom of page